Yandıkça su,alev alıyor aşk ve yüreğimiz kanlı bir ebru oluyor

*** Sevgi bir bakış,bir gülüş müydü bazen;bir akış,bir koşuş muydu?!..Sevgi,gönül kumaşında bir nakış mıydı?... ***



Kategori: HiKaYeLeR




"Birbirlerine kırılan iki arkadaştan biri, uzun bir aradan sonra diğerinin kapısını çalar:
-“Kim o?”
 diye seslenir içerdeki.

-“Benim
 der kapıyı çalan.

-“Burada ikimize birlikte yer yok!”
 diye cevap verir öbürü.

Aradan uzunca bir zaman geçer… Yeni bir umutla tekrar çalar sevdiği arkadaşının kapısını.

-“Kim o?”
 diye sorar yine içerdeki.

-“Sen’im!”
 der bu sefer.
Ve kapı sonuna kadar aralanır. "

Hz. Mevlânâ da;

“Birisinin kalbinde taht kurmak, sevgisini kazanmak istiyorsanız, öylesine sevmelisiniz ki, benliğinizi bırakıp âdeta ‘o’ olmalısınız” diye anlatır
hakiki muhabbeti...


alıntı


Yorumlar (4) :: Yorum yazın! ::


Kategori: HiKaYeLeR
 

DUDAKLA BARDAK ARASI

 
 Eski Sisam krallarından Ancee adında bir zalim, yeni  yaptırdığı bir bağa üzüm kütükleri diktiriyormuş.
 
 İşlerin bir an önce bitmesini sağlamak için de  kölelerini hiç dinlenmeden çalıştırıyormuş.
 
 O zavallı kölelerden biri, birgün pek bitkin düştüğü  için dayanamaz ve zalim krala:
 
 - Niçin bu kadar acele ediyorsunuz efendim? Siz bu  bağın üzümlerinden yapılacak şarabı hiçbir zaman  içemeyeceksiniz ki !.. deyivermiş.
 
 Kral biraz kızmışsa da sesini çıkarmamış. Nihayet gün  gelip üzümler yetiştikten sonra, kral köleler de dahil  herkesin hemen toplanmasını emretmiş.
 
 Bir müddet sonra da o bağın üzümlerinden yapılmış  şaraptan bir bardak getirilmesini emretmiş. Daha önce  kehanet gösterisinde bulunan köleyi de huzuruna çağırtmış. Şarap bardağını eline alarak:
 - Söyle bakayım, benim bu şaraptan hiçbir zaman  içemeyeceğimi tekrar iddia edebilir misin? diye
 sormuş.
 
 Köle şöyle cevap vermiş:
 - Belli olmaz efendim. İçebileceğinizi söyleyemem. Çünkü dudak ile bardak arasındaki mesafe çok uzundur. O arada başınıza neler gelebileceğini de bilemem!
 Köle sözlerini bitirir bitirmez, içeri kralın  adamlarından biri girmiş. Bir yaban domuzunun bahçeye
 girdiğini ve asmaları kırıp döktüğünü söylemiş.
 
 Kral elindeki bardaktan bir damla dahi içmeden hemen  dışarı fırlamış. Bahçede domuzun bulunduğu yere  koşmuş. Kral ve domuz arasında öldüresiye bir mücadele  başlamış. Sonunda yaban domuzu mızrak gibi azı  dişleriyle, Sisam kralının karnını yarıp ölümüne sebep  olmuş. Kral bostanda, bardak masada kalmış...
 
 Şu söz bu olayı güzel bir şekilde ifade ediyor: 
'Nasip ise gelir Hint'ten Yemen'den, Nasip değil ise
 ne gelir elden?'

 
 Kalbinize yakın bulduklarınızı çantada keklik  sanmayın. Sıkıca asılın onlara tıpkı hayata
 asıldığınız gibi... Çünkü onlarsız hayat da  anlamsızdır..
 
 Hayatı çok hızlı koşmayın, nereden geldiğinizi ve  nereye gittiğinizi unutmayın. Hayatın bir yarış değil,  her saniyesinin tadı çıkarılması gereken güzel bir  yolculuk olduğunu aklınızdan çıkarmayın.
 
 
Dün tarih oldu... 
 Yarın bir sır...
 Bugünün ve sevdiklerinizin kıymetini bilin ,özen gösterin…



alıntı


~~ paylaşımı için masivadenizi'ne teşekkürler... ~~



Yorumlar (4) :: Yorum yazın! ::


Kategori: HiKaYeLeR





HAYDİ BİR GÜL!


Söylediğimiz her sözün üzerinde bir tebessüm olmalı değil mi? Gül yaprağı gibi zerafetle hem suyun üzerinde kalan hem batmayan,hem ıslanan hem ıslanmayan.En önemlisi bardak ne kadar dolu olursa olsun suyu taşırmayan..

Sözü dolduran ancak taşırmayan bir tebessüm.

Öykü şöyle:

Dergahın kapısı hikmeti arayan herkese açıktı.

Hakikatin peşine düşen herkes kabul ediliyordu. Dergahta geçerli olan incelik;anlatmak istediklerini konuşmadan açıklayabilmekti.

Bir gün dergahın kapısına bir yabancı geldi.Yabancı kapıda öylece durdu ve bekledi.
Burada sessizce ve sezgiyle buluşmaya inanılıyordu, o yüzden kapıda herhangi bir tokmak, çan veya zil yoktu.

Bir süre sonra kapı açıldı,içerdeki mürid, kapıda duran yabancıya baktı. Bir selamlaşmadan sonra sözsüz konuşmaları başladı. Gelen yabancı, dergaha girmek,fikir halkasına dahil olmak, burada kalmak istiyordu.

Mürid bir süre kayboldu,sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve kabı yabancıya uzattı.
Bu “Yeni bir arayıcıyı kabul edemeyecek kadar doluyuz”demekti.
Yabancı dergahın bahçesine döndü, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı.

Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı.İçerideki mürid saygıyla eğildi ve kapıyı açarak yabancıyı içeri aldı.

Dergahta suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.
Kalbin sükununu bozmayan sözler su üzerinde gül yaprağı gibidir.
Kalbinde böylesi sözlere yer olsun her zaman..

Dostun damağında yetişen gül yaprağı dimağında gülistan olacak nasılsa..
Suyu taşırmadan, sükunu bozmadan, kalbi yormadan,sabrı daraltmadan…

HAYDİ BİR GÜL!...



Senai Demirci

Yorumlar (0) :: Yorum yazın! ::


Kategori: HiKaYeLeR



Bir Kelebeğin Hikayesi


“Ülkenin birinde yaşanan” diye başlayan, çiçeklerin en güzel rengini arayan; mavi renkli bir kelebeğin hikâyesi.  Küçücük bedeni ile binbir renkli çiçeklerin nazarında her güne gece eklermiş.  Gecelerede topladığı renkleri asarmış.

Kırmızı gonca bir gül, mavi rengine göz kırpmış ve demiş ki; “Sen şu karşı dağın tepesindeki en güzel çiçeğin rengini biliyor musun? Rengine türküler yakılan, yoluna canlar verilen, edalı, nazlı çiçeğin rengini. Ömründe o çiçeği gören bilen sadece bir kelebek vardır. O da dağın tepesine ulaşınca, o çiçeğin rengine bürünerek geri dönen, dili lal olan kelebektir. Eğer ki; en güzel rengi aramızda ararsan, sende o çiçeği görmelisin. Ama yol uzun ve çetindir. Dönerim diye çıktığın yolda yarım kalabilirsin.”
Küçük mavi kelebek; “Ben de görmek istiyorum. O güzelle ben de büyülenmek istiyorum.” demiş.  Küçücük bedenine bakmadan kocaman yüreğim var diye hesap etmiş.
Günün ilk ışıklarıyla yola koyulmuş. Günler haftaları kovalarken bir rüzgâra yakalanmış. “Yolum yarılanmadı” derken, toprağa düşmüş. Can havliyle son soluğunu alırken, uzaklardan bir ses rüzgâra çalınmış.  “Benim büyüme boyanmak için rengini bilmen gerekir, senin rengin ne?”Küçük mavi kelebek can havliyle;  “Benim rengim mavi; umudun adı” demiş ve bayılmış.
Gözlerini açtığında pembe renkli bir kardelen çiçeği görmüş. Kardelen çiçeği, büyüsüne kapılan mavi kelebeğe;  “Sen ve ben aynı yerde yaşayamayız. Ben soğuğu severim sen sıcağı, burada birimiz fazla” demiş.
Küçük mavi kelebek; “O kadar güzelsin ki, ben giderim sen kal” demiş.   Küçük mavi kelebek orada rüzgâra savrulmuş, gitmiş…


alıntı


Yorumlar (1) :: Yorum yazın! ::


Kategori: HiKaYeLeR

 

 

DOSTTAN GELEN HER ŞEY GÜZELDİR

 

 

 

 

Bir zamanlar  Şam'da bir kavga çıkmış.Suçlu diye yakalananlar

içinde bir derviş de varmış.Tutuklanan kişileri zincire vurup

 

bekletmişler.Derviş şöyle demiş:

 

-Sultanın buyruğu olmasa bana böyle kim eziyet edebilirdi ki?Bunu

 

yapanı da dostlukla karşılamam gerek.

 

Makamda büyüklükte Sultandan ya da Padişahtan değil,Allah'tan

 

gelir.Ben herşeyi O'ndan bilirim.”

 

 

 

 

EY DOSTUM!

HASTALIKTAN KORKMA!..

HEKİM MUTLAKA İLACINI GÖNDERECEKTİR.

DOSTTAN GELEN HERŞEY GÜZELDİR.

ONUN ELİNDEN GELİYORSA ÇEKİNMEDEN YİYEBİLİRSİN.

HASTA HASTALIĞINA İYİ GELENİ,

HEKİMDEN DAHA İYİ Mİ BİLİR?

 

 

 

 

Şirazlı Sadi

 

 

 

 

Yorumlar (5) :: Yorum yazın! ::


Kategori: HiKaYeLeR

 

 

HİÇ HAYALLERİNİZDEN SIFIR ALDINIZ MI?

 

 

 

Bu öykü, çiftlikten çiftliğe, yarıştan yarışa koşarak atları terbiye etmeye çalışan gezgin bir at terbiyecisinin genç oğluna kadar uzanır. Babasının işi nedeniyle çocuğun orta öğretimi kesintilere uğramıştı. Orta ikideyken, büyüdüğü zaman ne olmak ve yapmak istediği konusunda bir kompozisyon yazmasını istedi hocası..

 

Çocuk bütün gece oturup günün birinde at çiftliğine sahip olmayı hedeflediğini anlatan 7 sayfalık bir kompozisyon yazdı. Hayalini en ince ayrıntılarıyla anlattı. Hatta hayalindeki 200 dönümlük çiftliğin krokisini de çizdi. Binaların, ahırların ve koşu yollarının yerlerini gösterdi. Krokiye, 200 dönümlük arazinin üzerine oturacak 1000 metrekarelik evin ayrıntılı planını da ekledi. Ertesi gün hocasına sunduğu 7 sayfalık ödev, tam kalbinin sesiydi.. İki gün sonra ödevi geri aldı. Kağıdın üzerinde kırmızı kalemle yazılmış kocaman bir "0" ve "Dersten sonra beni gör" uyarısı vardı. "Neden "0" aldım?" diye merakla sordu hocasına, çocuk.. "Bu senin yaşında bir çocuk için gerçekçi olmayan bir hayal" dedi, hocası.. "Paran yok. Gezginci bir aileden geliyorsun. Kaynağınız yok. At çiftliği kurmak büyük para gerektirir. Önce araziyi satın alman lazım. Damızlık hayvanlar da alman gerekiyor. Bunu başarman imkansız" ve ekledi: "Eğer ödevini gerçekçi hedefler belirledikten sonra yeniden yazarsan, o zaman notunu yeniden gözden geçiririm."

 

Çocuk evine döndü ve uzun uzun düşündü. Babasına danıştı. "Oğlum" dedi babası "Bu konuda kararını kendin vermelisin. Bu senin hayatın için oldukça önemli bir seçim!." Çocuk bir hafta kadar düşündükten sonra ödevini hiçbir değişiklik yapmadan geri götürdü hocasına.. "Siz verdiğiniz notu değiştirmeyin" dedi.. "Ben de hayallerimi.."

 

O orta 2 öğrencisi, bugün 200 dönümlük arazi üzerindeki 1000 metrekarelik evinde oturuyor. Yıllar önce yazdığı ödev şöminenin üzerinde çerçevelenmiş olarak asılı. Öykünün en can alıcı yanı şu: Aynı öğretmen, geçen yaz 30 öğrencisini bu çiftliğe kamp kurmaya getirdi. Çiftlikten ayrılırken eski öğrencisine "Bak" dedi, "Sana şimdi söyleyebilirim. Ben senin öğretmeninken, hayal hırsızıydım. O yıllarda öğrencilerimden pek çok hayal çaldım. Allah' tan ki, sen, hayalinden vazgeçmeyecek kadar inatçıydın."

 

 

(alıntı)

 

 

 

 

 

Yorumlar (2) :: Yorum yazın! ::


Kategori: HiKaYeLeR

 

 

KAÇ KIRLANGIÇ KOVALADINIZ?

 

Kırlangıcın biri, bir adama aşık olmuş. Pencerenin önüne konmuş, bütün cesaretini toplamış, röfleli tüylerini kabartmış,güzel durduğuna ikna olduktan sonra, küçük sevimli gagasıyla cama vurmuş.
Tık..... Tık......Tık....Adam cama bakmış.Ama içeride kendi işleriyle uğraşıyormuş. Meşgulmüş

Kimmiş onu işinden alıkoyan? Minik bir kırlangıç!Heyacanlı kırlangıç, telaşını bastırmaya çalışarak, deriiin bir nefes almış şirin gagasını açmış, sözcükler dökülmeye başlamış.

-Hey adam!Ben seni seviyorum. Nedenini niçinini sorma. Uzun zamandır seni izliyorum.Bugün cesaret buldum konuşmaya.Lütfen pencereyi aç ve beni içeri al.Birlikte yaşayalım.

Adam birden parlamış:

-Yok daha neler? Durduk yerde sen de nerden çıktın şimdi? Olmaz, alamam,demiş.Gerekçeside peksersemceymiş:

-Sen bir kuşsun! Hiç kuş, insana aşık olur mu?
Kırlangıç mahçup olmuş.Başını önüne eğmiş.Ama pes etmemiş,bir süre sonra tekrar pencereye gelmiş,gülümseyerek bir kez daha şansını denemiş:

- Adam, adam!Hadi aç artık şu pencereni.Al beni
içeri! Ben sana dost olurum.Hiç canını sıkmam!

Adam kararlı, adam ısrarlı:

-Yok ,yok ben seni içeri alamam demiş.İşim gücüm var,git başımdan.

Aradan bir zaman geçmiş, kırlangıç son kez adamın penceresine gelmiş:

-Bak soğuklar da başladı, üşüyorum dışarıda. Aç şu pencereyi al beni içeri.Yoksa, sıcak yerlere göç etmek zorunda kalırım.Çünkü ben ancak sıcakta yaşarım.Pişman olmazsın, seni eğlendirirm.
Birlikte yemek yeriz, bak hem de sen de yalnızsın' yanlızlığını paylaşırım, demiş.
BAZILARI GERÇEKLERİ DUYMAYI SEVMEZMİŞ! Adam bu yalnızlık meselesine

içerlemiş.Pek bir sinirlenmiş:

-Ben yalnızlığımdan memnunum,demiş.

Kuştan onu rahat bırakmasını istemiş.Düpedüz kovmuş.Kırlangıç , son denemesinden de başarısızlıkla çıkınca,başını önüne eğmiş,çekip gitmiş. Yine aradan zaman geçmiş.Adam, önce düşünmüş, sonra kendi kendine itiraf etmiş:Hay benim akılsız başım; demiş.Ne kadar
aptallık ettim! Beklenmedik bir anda karşıma çıkan bir dostluk fırsatını teptim. Niye onun teklifini kabul etmedim ki? Şimdi böyle kös kös oturacağıma , keyifli vakit geçirirdik birlikte.Pişman olmuş olmasına ama iş işten geçmiş.Yine de kendi kendini rahatlatmayı ihmal etmemiş: Sıcaklar başlayınca, kırlangıcım nasıl olsa yine gelir.Ben de onu içeri alır, mutlu bir hayat sürerim. Ve çok uzunca bir süre, sıcakların gelmesini beklemiş.Gözü yollardaymış. Yaz gelmiş, başka kırlangıçlar gelmiş.Ama...... Onunki hiç görünmemiş.Yazın sonuna kadar penceresi açık beklemiş ama boşuna.Kırlangıç yokmuş! Gelen başka kırlangıçlara sormuş ama gören olmamış.Sonunda danışmak ve bilgi almak için bir bilge kişiye gitmiş.Olanları anlatmış.Bilge kişi gözlerini adama dikmiş ve demiş ki:
-"KIRLANGIÇLARIN ÖMRÜ 6 AYDIR...."

HAYATTA BAZI FIRSATLAR VARDIR, SADECE BİR KEZ ELİNİZE GEÇER VE
DEĞERLENDİRMEZSENİZ UÇUP GİDER!HAYATTA BAZI İNSANLAR VARDIR, SADECE BİR KEZ KARŞINIZAÇIKAR;DEĞERİNİ BİLMEZSENİZ KAÇIP GİDERLER!
VE ASLA GERİ DÖNMEZLER!

Dikkatli olun.... Farkında olun.....Ve bir düşünün bakalım;
Acaba siz bugüne kadar pencerenizden kaç kırlangıç kovaladınız?

 

 

 

(alıntı)

 



 

Yorumlar (0) :: Yorum yazın! ::


<--<--SONRAKİ SAYFA :: ÖNCEKİ SAYFA--> -->

*VakTiViSaL*



Sonra sustum...Suskunluğumdu artık konuşan hep durmadan..Vuslat vurgunu günlerimin hüzzam sevdalarına kulak verdi yine gönül;öylece kararsız ve yorgun...Derken bir ben kaldım tenhasında gecenin,bir de suskunluğum...

...vakt-i visal...



ZİYARETÇİ DEFTERİ


KaTeGoRiLeRiM

  • Kelâm & Kalem
  • ASKIN HuKuMRaNLIGI
  • Can KıRıKLaRı
  • DUA UFKU
  • EbE SoBe
  • EbRuLi
  • G.Türk El Sanatları
  • GULLERiN SULTANI
  • Hasbihal
  • HaSReT KOYDUM ADINI
  • HaTTaT HiKaYeLeRi
  • HaYaTa DAiR
  • HiKaYeLeR
  • HuSN-i HaT
  • iNLeYeN NaGMeLeR
  • iSLaM PeNCeReSiNDeN
  • MIsRa-i BeRCeSTe
  • SeVMeK OLMEKLE BASLAR
  • SiiR BAHCESi
  • SoZuN KaLBi
  • TaRiHTeN bir SaYFa
  • TeFeKKuRe YOLCULUK
  • TURKULerin DiLi
  • UMUDUN olsun yeter
  • Vaktivisal ViDeO
  • Vaktivisal'ce FLasH
  • YuReGiM KaR ALTInDa


  • SoN YaZıLaRıM

    Y a L e Y L i
    HaYıRLı BaYRaMLaR
    bir 'aşk' hikayesi...
    Sitemim Sanadır Yar!
    Ey Beni En çok Sevenin En Sevdiği!
    birkaç nefescik daha...
    Nereye Gidiyorsunuz?
    Hamuş ve bişrev!..
    Ramazan Duası
    ...Ramazan-ı Şerif...
    Kim-se-ler bil-mez!
    Su-ateş-aşk
    Vakt-i Visal yazıları-Arz-ı Halim
    gâm~efgân
    Pişmanlıklarımızın uslanmaz tetikleyicisi...
    .mavi..sessiz..derin.
    Yaşama dair küçük bir kesit...
    "Nakşıgül"
    ....ARAZ....
    Tavan arası/VeFa
    ~~ VeFâ ~~
    Bana bir yalnızlık bıraktın;
    Hayat Sabra Denktir
    ...Niyet...
    Vaktivisal Yazılı Resimler



    "Bir güneş ışığı say güzelliği,üç renkli camdan süzülen...Hani ruh,gönül ve beden camında huzmelenen bir nur de adına...Akşam olunca çekilip güneşe geri gider ya hani ışıklar ve hani göz kapanınca kaybolur ya nurlar...Işığı da,nuru da camsız görmeye alıştır kendini...Yolda kalmamak,cam kırılınca kör olmamak için... Gel artık kardeşim,gülümseyelim ve güzellikleri görelim.Bıçağın ağzına sunulmadan ariyet güzelliklerimiz ve dönülmeyen yolculuklara çıkmadan benliklerimiz,mahşer mahşer yağmalanan imanlarımızda eriyen zamanların surlarını güzelliklerle örelim.Duyarak ve düşünerek,her ikindi güneşinin lirizmi gibi,her dolunay akşamının romantizmi gibi güzelliğe bakalım ibretle ve içimizde büyüsün bütün güzellikler.Seste,biçimde ve boyada hakikatin güzellğine bırakalım kendimizi,Mutlak Güzel'den renk devşirelim..."

    *İsKeNDeR PaLa*



    **VaKTiViSaL's ViDeos**



    ***

    SESİME CEVAP VEREN SENSİN,YAKARIŞIMA SES VEREN SENSİN,ÇAĞRIMA KARŞILIK VEREN SENSİN,DİLEKLERİMİ ÖNEMSEYEN SENSİN,DUALARIMI İŞİTEN SENSİN...

    YOKLUĞUM EN GÜZEL DUAMDIR;VARLIĞIMI SANA DUA EYLE.SUSKUNLUĞUM EN KESKİN SÖZÜMDÜR;SÖZÜMÜ SANA DAİR EYLE.KIRIK KALBİM EN İYİ YANIM;KALBİMİ SANA YAR EYLE..."

    ***

    "İŞTE! KARŞILIK BULACAKSIN...ÇAL KAPIYI,USANMA! AÇILMAK İÇİNDİR KAPILAR.YER OLMASAYDI ORADA SANA,ÖNÜNE DUVARLAR ÇIKARDI.VERMEK İSTEMESEYDİ İSTEMEYİ ÖĞRETMEZDİ.MADEMKİ İHTİYACIN VAR,ÇALACAKSIN ÖYLEYSE,EN BÜYÜĞÜNÜ ÇAL KAPILARIN...AÇ ELİNİ GÖNLÜNLE BİRLİKTE,DİNLEYEN RABBİNDİR SENİ..."

    ***

    "Sen ki gözlerime görmeyi bahşettin,cemalini görmeyi de yaz bana.Sen ki kalbime sevmeyi lutfettin,sevdiklerinden olmayı da yaz bana.Sen ki yokluğuma var olmayı yakıştırdın,ebedi vuslatını ver bana..."

    ***

    "RABBİM! SEVGİNİ,SENİ SEVENİN SEVGİSİNİ VE SENİ SEVMEYE BENİ YAKLAŞTIRACAK OLANIN SEVGİSİNİ NASİP ET."

    ***

    "SEN Kİ MERHAMETİNLE VARLIĞA ERDİRDİN BENİ,CÖMERTLİĞİN HİÇLİĞE DÜŞMEME İZİN VERMEZ.EBEDİ CENNETİNE BUYUR ET BENİ...SEN Kİ GÜL YAPRAKLARINI KOKULARLA BEZER ,BÜLBÜL KOKULARIYLA SÜSLER,ŞEBNEMLERLE TAÇLANDIRIRSIN,KEREMİN KALBİMİN SEVDASIZ KALMASINA İZİN VERMEZ.AYRILIKSIZ AŞKLARA KAVUŞTUR BENİ...."

    ***

    <%RecentEntryTitle%>



    ~Vaktivisal's photos~
    www.flickr.com

    SoN YoRuMLaR

    es-selam
    HAYIRLI CUMALAR...
    es-selamünaleyküm Esra Can
    ziyaret
    selam
    L e y L
    s.a.
    AZERBAYCAN BAYRAĞINI ŞABLONA TAŞIMA KAMPANYASI...
    s.a.
    ..





    Vakt-i Visal Blogunu nasıl buldunuz?
    Son Durum
    Altyapı: Pollemik.com
    ;
    Vakt-i Visal blogunda en çok neyi beğeniyorsunuz?
    (En az 1, en çok 3 seçenek işaretleyiniz)
    Son Durum
    Altyapı: Pollemik.com



    Değerli ziyaretçiler!..

    Ziyaretleriniz,ilginiz ve yorumlarınız için çok teşekkürler...

    Gönlünüzdeki güzelliklerin daim olması ümidiyle selametle kalınız..



    !!! KAYNAK GÖSTERİLEREK ALINTI YAPILABİLİR !!!

    Site Tasarım:

    **VAKTİVİSAL**


    Copyright © 2006 - 2009 VaKTiViSaL

    *VaKTiViSaL*

    BLoGCu DoSTLaR

    azadgulu
    suyayaz
    zerreitoz
    güLaLe
    havfvereca
    esmaLaLe
    kelebek-z
    mehmetbeydemir
    saklıdiyar
    nisanur


    kuzeydenizi61
    dizix
    edebiyatvakti
    gonuldostu1
    sonsuzlukkervani
    iskenderpala
    cile
    ahulugeceler
    zayenderud
    deligece
    zikrayat
    gelincik2
    DELALEDILEMIN
    hatto
    dualarile
    ilmekledigimduygular
    teknikpcdersleri
    bentsahra
    teksin61
    hattatlar
    esramelek
    eglencebaslasin
    birLahza
    siiryarismasi
    rumuzsehadet
    beyzadem23
    hsyn125
    geceesintisi
    YanikSevda
    msimurg
    zerreitoz
    genocide
    swm
    mesale
    edebiyatpinari
    uzlet
    tezhip
    hazanseli
    minare
    vuslatsevdasi
    aysecim
    zikrullah
    benimdunyam80
    seyyahyolu
    93busra
    saadetimm
    minecck
    paci
    huzuncile
    impeesa
    dostlukrehberi
    teslimiyet
    sessizyusuf
    ResuleVuslat
    eskalud
    turkce1224
    alisevgi
    yuregimnereye
    garipyolcu
    mehmettturkmen
    havfvereca
    azadgulu
    beydaba
    nurseli
    ruhumdaninciler
    siargunlugu
    yusuftektas
    sifam
    aslihanca
    kitabooku
    zerirem
    yozgatnur66
    success
    rindiseyda
    mavisoluk
    guLaLe
    gulumcan
    koyukahve
    dilsizmutercim
    kozan
    efsane90
    elifmutlu
    maviyanim
    ahsenyar
    paci1
    HAYATINGERCEGI
    vuslatgulu
    halesira
    acemgizi
    kirmizikaranfil
    gymim
    edaca
    eserden
    ruhsuzlar
    ayvenur
    bayansanem
    umutmavisi
    TILLSIM
    nalezar
    bluepoison
    Dizin , TrDizin

    Zirve100 Site ekle

    Yaşam ve İnsanlar Sevdalist - Sevdalara.net
    http://www.tavaf.com/toplist/
    Site Ekle
    Arama motorlarına kayıt, sunucu barındırma, hosting, co-location, webhosting
    Sitetistik

    TÜRK MİLLETİ SİZİNLE/VAKTİVİSAL/



    Copyright © 2006 - 2009 VaKTiViSaL .Site Tasarım:VAKTİVİSAL

    ** Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir **